ANAYASA MAHKEMESİ DIŞA KAPALI FACEBOOK TOPLULUĞU HÜKMÜ
Yazar: Av. Ali ERŞİN (LL.M.) / Hukuk ve Bilişim Der. Gen. Koor.
Müracaatın Mevzusu ve Hadise
Isparta'nın Uluborlu ilçesinde diş tabibi sıfatıyla vazife icra eden Tevfik Can Yıldızan, bir sosyal ağ mecrasında kurulan ve sadece doktorların katılabildiği "Doktor Babalar" adlı gizli bir Facebook topluluğunda Isparta İl Sağlık Müdürlüğünü ve hekimleri tenkit eden bir gönderi yayınlamıştır. Müracaat eden kişi içeriğinde idarecileri yasa/mevzuat bilmemekle itham etmiş ve meselenin karanlık âleme (yeraltı dünyasına) dek uzanabileceğini belirten sözcükler sarf etmiştir. Buna karşılık olarak yönetim, kamu personelinin gizli Facebook topluluğundaki beyanlarına istinaden “kınama” müeyyidesi uygulamıştır.
Vakaya Dair Hukuki Sorunlar
Bahsi geçen hadiseye yönelik Yüksek Mahkeme'ye ulaşan müracaatta iki hukuki konu irdelenmiştir:
Facebook topluluğunun dışa kapalı bulunması sebebiyle disiplin tahkikatına yol açan kanıtın Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'na (KVKK) ters düşecek biçimde temin edilip edilmediği.
Vakada memurun beyanlarının düşünce hürriyeti sınırları dâhilinde bulunup bulunmadığı.
Tahkikat ve Adli Süreç
Kınama müeyyidesinin feshi maksadıyla başlatılan dava, gönderinin yönetime yönelik suçlayıcı ve tenkit hudutlarını geçen vasıfta bulunduğu sebebiyle yerel (ilk derece) mahkeme tarafından geri çevrilmiş ve bu hüküm istinaf aşamasında kesinlik kazanmıştır. Müracaatçı ise hususi yaşama hürmet hakkı ile düşünce hürriyetinin çiğnendiği savlarıyla Anayasa Mahkemesi'ne ferdî başvuruda bulunmuştur.
Yüksek Mahkeme'nin İncelemesi ve Hükmü
Şahsi bilgilerin muhafazası yönünden ele alınan husus, topluluğun gizli bulunması ve dışa kapalı gruptaki bilgilerin kanıt sıfatıyla ibraz edildiği sebebiyle KVKK'ya zıtlık oluşturmasıydı. AYM ise bu vaziyette topluluk kapalı bulunsa dahi arzu edenin katılabileceği, keza meslek erbaplarının da ekseriyetinin o mecrada yer alması dolayısıyla gizli bir topluluk olmasına rağmen kapalılıktan söz edilemeyeceği hükmüne varmıştır. Zira gönderi açıklık (aleniyet) elde etmiş hâldedir.
Düşünce Hürriyeti yönünden ise her ne kadar birtakım değerlendirmelerin düşünce özgürlüğü sınırlarına dâhil olabileceği, bilhassa salahiyet sahibi şahısların tenkit edilebileceğinden söz edilse dahi, yine vazife icra eden şahsın da devlet personeli bulunması dolayısıyla kamu görevlilerinin riayet etmesi icap eden kaidelere uymalarının lüzumu sebebiyle düşünce hürriyeti dâhilinde ele alınamayacağı hükmü AYM tarafından verilmiştir.
Netice itibarıyla, hükmün ölçülü olduğuna kanaat getirilmiştir.
Muhalif Oy Sebebi
Hükme karşı çıkan üye Selahaddin Menteş, gönderinin harici şahıslara gizli ve çalışma vakitleri haricinde gerçekleştirildiğine vurgu yaparak müracaatçının karşı karşıya kaldığı yönetimsel aşamalara yönelik bir serzeniş ve ağır tenkit vasfındaki bu kelamlarının kapalı bir toplulukta dile getirilmesinin disiplin müeyyidesiyle tecziye edilmesini ölçüsüz görmüş, bu hamlenin hem düşünce hürriyetini hem de hususi yaşamın mahremiyetini çiğnediğini ileri sürmüştür. AYM ise çalışma vakitleri haricinde dahi devlet memurlarının uygun (vakur) tutum sergilemesi icap ettiğini ifade etmiştir.
Av. Ali ERŞİN’in Hukuk ve Bilişim Dergisi’nde neşredilen “KVKK’nın 8 Senelik Aksiyon Özeti” isimli ilmi makalesini alakalı link aracılığıyla tetkik edebilirsiniz.
Yazar: Av. Ali ERŞİN (LL.M.) / Hukuk ve Bilişim Der. Gen. Koor. Elektronik Posta: av.ersinali@gmail.com Telefon: 0542 193 31 17



